Türkçe // English
 
   
 
“İş”in Geleceği
Mobil Hayat
Sosyal Medya ve Şirketler
Geleceğin Meslekleri
Bölgeler Nasıl Kalkınır?
Her Başarısızlık Bir Sıçrama Taşıdır.
2012’de Şirketleri Etkileyecek 10 Trend
Dünyada İnovasyonun Durumu
Türkiye’de İnovasyon Yükseliyor
Steve Jobs’un Ardından
İnovasyonlar nasıl tutundurulur?
Yaratıcılık yeterli mi?
İnovasyon Ekonomisinin Çalışanları
Neyin Fırtınası?
İnovasyon Geliyorum Der
Kamu İnovasyonun Neresinde?
Öncü Kullanıcı Metodu
Bir İnovasyon Makinası
İş Modeli İnovasyonu
Girişimcilik ve İnovasyon
Kalite ve İnovasyon
İnovasyon Gündemin Başında
Eski Fikir İnovasyonu
Bildiğimiz yönetim demode mi?
İnovasyonun 5N1K’sı
İnovasyon Değil, İnovasyon Yönetimi!
Değişim Yönetimi
Yeni İş Fikirleri
İnovasyon Ama Nasıl?
Birleştirici İnovasyonlar
İnsan Kaynaklarının Önemi Artacak
Gelecek İçin Rekabet
İnovasyonun Adında Kalmak
İnovasyoncu kimdir?
Fikir Yönetimi
İnovasyonun Sanal Ortamı
Maliyet İnovasyonu
İnovasyon Hangi Ortamlarda Gelişir?
Krizin Panzehiri İnovasyon
ArGe ve İnovasyon
İnovasyonla Ekonomik Zorlukları Aşmak
İnovasyon Paradoksu
Globalleşme ve İnovasyon
Bütün zamanların en büyük inovasyonu
İnovasyon Liderliği
İnovasyon Bağışıklık Sistemi
İnovasyon Müşteriden mi Başlar?
Değer İnovasyonu
Şirketiniz İnovasyon Kültürü’nün Neresinde?
Türkiye’de inovasyon var mı?
Yanan Platform Etkisi Yaratmak
İnovasyon kimin işidir?
İnovasyon neden önemli?
İnovasyonun Sanal Ortamı

Giderek daha sanal bir ortamda yaşıyoruz. 20’li yaşlarda olanlar artık birçok işlerini sanal ortamda görmeyi yeğliyorlar. Ünlü İspanyol sosyolog Manuel Castells, Ağ Toplumunun Yükselişi adlı kitabında sosyal yapıların ve etkinliklerin bilgi ağları etrafında organize olduğu yeni bir toplum biçiminden bahsediyor. Bireysellikle ortaklaşa yaşamın yanyana durduğu ağ toplumunda, kimlik arayışı sosyal anlamın kaynağını oluşturuyor. Don Tapscott da 2008 tarihli “Grown Up Digital” adlı kitabında internetle büyüyen, aktif iletişim ve işbirliği eğilimli bir neslin kurumsal dünyaya katılmaya başladığını söylüyor.

Sanal dünya bilgi teknolojisindeki gelişmeler ile eşyaların içinde de günlük hayatımıza giriyor. Xerox Palo Alto Araştırma Merkezi’nin o dönemdeki Teknoloji Başkanı Mark Weiser’in 1988’de ortaya attığı “Ubiquitous Computing” yani her an her yerde olan bilgi teknolojisi kavramı giderek yayılıyor. Vestel bunun örneği olan bir “akıllı” buzdolabını lanse ediyor. Philips siz odadan odaya geçtikçe sevdiğiniz müziğin sizi takip etmesini sağlayan müzik sistemini çıkarıyor. Otomobillerde elektronik ve yazılım kullanımı artıyor. Çeşitli boyut ve şekillerdeki elektronik aletler bizi kesintisiz bir şekilde dünyayla bağlı tutuyor.

Bireylerden oluşan ağlar, bireyler olarak, daha geniş bir çerçevede sosyalleşmemizin temellerini oluşturuyorlar. Peki şirketler bu durumdan iyi yararlanıyorlar mı, dahası bu oluşumun farkındalar ve buradaki iyi tarafı görebiliyorlar mı? Buna evet demek oldukça zor. İki ay önce bu sayfada “Yaratıcılık Hangi Ortamlarda Gelişir” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazıda inovasyonu destekleyecek fiziksel ortamlardan bahsettim. Şirketler açısından fiziksel ortamları tamamlayacak şekilde gerekli sanal ortamları yaratmak da önemli. Bunlar birbirinin yerine geçen değil, birbirini tamamlayan ortamlar.

Sanal ortam ile, çalışanların tek tek şirketin bilgi teknolojisi olanaklarını kullanmalarının kastedilmediğini ve burada öngörülen alışverişin öncelikle çalışanlar arasında olduğunu vurgulamak da önem taşıyor. İnovasyonda sanal ortam en başta işbirliği ve bilgi paylaşımı için gerekli. İşin güzel tarafı, şirketlerin inovasyon projelerini yürütmesini istediği kişiler işbirliği ve paylaşım kültürüne başka ortamlardan zaten sahip! Şirkete yalnızca gerekli altyapıyı hazırlamak ve çalışanların hizmetine vermek kalıyor.
 
Sanal ortamın fiziksel ortamı tamamlayan tarafları neden önemli?
Herşeyden önce sanal ortam, şirketlere zaten var olan bir bireysel ifade ve sosyalleşme eğilimini şirket lehine kullanma fırsatı sağlıyor. Çalışan grubunun alışkın olduğu ve desteklediği bir ortam olduğu için çok kısa sürede çok yol alma şansı var.

Sanal ortam uzaklıkların önemini ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla şirketin ayrı lokasyonlarındaki kişiler aynı projeye veya tartışmaya oldukları yerden katılabiliyorlar. Bu hem şirketin verimliliğini arttırıp maliyetlerini düşürüyor, hem de daha geniş bir çevreyi katma imkanı sağlıyor. Buna müşteriler, tedarikçiler, ve iş ortakları da dahil.

Sanal ortamda çalışanlar zamanlarını kendileri ayarlayabiliyorlar. Bu da hem verimliliği hem de katılımı arttırıyor. Kişiler daha kaliteli bir zaman ayırıp daha çok konsantre olabiliyorlar.
Şirketin çeşitli noktalarındaki uzmanlara da sanal ortamda daha kolay ulaşılabiliyor. Fikirler geliştirilerek çok daha kaliteli bir hale getirilebiliyor.

Şirketlerde önemli bazı bilgiler insanların kafalarında duruyor. Bunları şirkete kazandırmanın yolu ise çalışanların gönüllü şekilde katkıda bulunacağı Bilgi Yönetimi sistemlerinden geçiyor. Şirketlerde kurulan bilgi yönetimi sistemlerinin çoğu bilgi girişinin düzenli yapılmaması ve güncel olmamasından dolayı kullanılamıyor. Bunun temel nedeni ise çağdaş yöntemlerin kullanılmaması ve insanların gönülsüz katılımı. Sanal ortam var olan bilgi dağarcığına da kolay ulaşmayı sağlıyor ama bunun sürekli güncel ve tamam olacak şekilde doğru kurgulanması lazım.

Sanal ortamın bir başka avantajı da kesintisiz olması, mekandan ve saatten bağımsız çalışabilme fırsatı vermesi. Ofislerinde tamamen esnek çalışma saatlerine geçen Best Buy şirketi, ağ toplumundan en iyi şekilde yararlanmanın da çok iyi bir örneğini oluşturuyor.

İnovasyonun sanal ortamı, Bilgi Yönetimi, Fikir Yönetimi, Proje ve Risk Yönetimi gibi alanlarda, çalışanlar arasındaki işbirliğini ve paylaşımı üst düzeye çıkarmakta en az fiziksel ortam kadar önemli.

Ali Özgenç
11.07.2009
Capital
 

 
  © 2012 Algoritma – Her Hakkı Saklıdır