Türkçe // English
 
   
 
“İş”in Geleceği
Mobil Hayat
Sosyal Medya ve Şirketler
Geleceğin Meslekleri
Bölgeler Nasıl Kalkınır?
Her Başarısızlık Bir Sıçrama Taşıdır.
2012’de Şirketleri Etkileyecek 10 Trend
Dünyada İnovasyonun Durumu
Türkiye’de İnovasyon Yükseliyor
Steve Jobs’un Ardından
İnovasyonlar nasıl tutundurulur?
Yaratıcılık yeterli mi?
İnovasyon Ekonomisinin Çalışanları
Neyin Fırtınası?
İnovasyon Geliyorum Der
Kamu İnovasyonun Neresinde?
Öncü Kullanıcı Metodu
Bir İnovasyon Makinası
İş Modeli İnovasyonu
Girişimcilik ve İnovasyon
Kalite ve İnovasyon
İnovasyon Gündemin Başında
Eski Fikir İnovasyonu
Bildiğimiz yönetim demode mi?
İnovasyonun 5N1K’sı
İnovasyon Değil, İnovasyon Yönetimi!
Değişim Yönetimi
Yeni İş Fikirleri
İnovasyon Ama Nasıl?
Birleştirici İnovasyonlar
İnsan Kaynaklarının Önemi Artacak
Gelecek İçin Rekabet
İnovasyonun Adında Kalmak
İnovasyoncu kimdir?
Fikir Yönetimi
İnovasyonun Sanal Ortamı
Maliyet İnovasyonu
İnovasyon Hangi Ortamlarda Gelişir?
Krizin Panzehiri İnovasyon
ArGe ve İnovasyon
İnovasyonla Ekonomik Zorlukları Aşmak
İnovasyon Paradoksu
Globalleşme ve İnovasyon
Bütün zamanların en büyük inovasyonu
İnovasyon Liderliği
İnovasyon Bağışıklık Sistemi
İnovasyon Müşteriden mi Başlar?
Değer İnovasyonu
Şirketiniz İnovasyon Kültürü’nün Neresinde?
Türkiye’de inovasyon var mı?
Yanan Platform Etkisi Yaratmak
İnovasyon kimin işidir?
İnovasyon neden önemli?
Gelecek İçin Rekabet


Dünya ekonomisinin uzun bir canlı dönem yaşadığı 80’lerden sonra bir daralmaya girdiği 90’ların başında yönetim literatüründe yer eden yaklaşımları içeren kitaplar yayımlandı. Bunlardan biri Hammer ve Champy’nin 1993 yılında yazdıkları Değişim Mühendisliği, bir diğeri ise Gary Hamel ve C.K. Prahalad’ın bir yıl sonra yazdıkları Gelecek İçin Rekabet idi. Hamel ve Prahalad bugüne kadar en çok satan yönetim kitaplarından birini yazdıklarında bir strateji kitabı yazdıklarını düşünüyorlardı. Oysa bugün geriye dönüp bakıldığında bu kitabın inovasyon ile ilgili temel bir kitap olduğu söylenebilir. İçindeki örnekler eskimiş ve bazıları geçen zaman içinde doğal olarak anlamını yitirmiş olsa da kitaptaki birçok fikrin bugün de aynen geçerli olduğunu söylemek rahatlıkla mümkün. Şunlara bir bakın:

    • Bugün şirketler için kazanmak, bir numara olma ile ilgili değil, geleceğe ilk kimin varacağı ile ilgilidir.
    • Geleceğe ilk varmak bir şirkete diğer şirketlerin rekabette uyacağı kuralları koyma gücünü verebilir.
    • Geriden gelenler en tanıdık olan yolu izlerler, meydan okuyanlar ise, her nereye götürürse, en çok fırsatla dolu yolu izlerler.
    • Geçmişi tekrar etmek, gelecekteki başarıyı yaratmaz.
    • Payı büyütmek, paydayı küçültmekten daha iyidir.
    • Tepe yönetimi geleceği kârlı bir şekilde yaratmayı sağlayamadığı için birçok firma kendilerini kârlı bir şekilde yeniden yapılandırarak yoketti.
    • Şirketlerin gelecekteki pazar fırsatlarını tanımlamaları ve bunlardan yararlanmaları gerekir.

ŞİRKETLERİN SORMASI GEREKEN SORULAR
Gary Hamel ve C.K.Prahalad şirketlerin üzerinde düşünmesi gereken soruları şöyle sıralıyorlar:
    • Bugün hangi müşterilere hizmet ediyoruz, ve gelecekte hangi müşterilere hizmet edeceğiz?
    • Bugünkü rakiplerimiz kimler, ve gelecekteki rakiplerimiz kimler olacak?
    • Bugün rekabet avantajımızın temeli ne, ve gelecekteki rekabet avantajımızın temeli ne olacak?
    • Bugünkü kârlılığımız nereden geliyor, ve gelecekteki kârlılığımız nereden gelecek?
    • Bugün şirketimizi diğerlerinden farklı kılan yetenekler hangileri, ve gelecekte bu yetenekler hangileri olacak?

Yazarlar, eğer şirketin geleceğe dönük sorularla ilgili yeterli fikri ve senaryoları yoksa ve eğer gelecekle ilgili yanıtları bugünkülerle aynı ise pazar lideri olarak kalmasının zorluğuna işaret ediyorlar.

Dünya ekonomisi yine bir durgunluk dönemi yaşarken Hamel ve Prahalad’ın fikirleri kitabın 15’inci yıldönümünde de tazeliğini koruyor ve bugünün şirketlerine neden inovatif olmaları konusunda ışık tutuyor.

Dartmouth Üniversitesi Profesörlerinden Vijay Govindarajan da Dünya İnovasyon Forumu 2009’da gelecek ilerde bir nokta değil şimdidir diyor. Geleceği ilerde ne yaptığınız değil, şu anda ne yaptığınız şekillendirir.

Şu bir gerçek ki, gelecek için rekabet etme ile bugün için rekabet etme arasında temel farklılıklar var. Şirketler bugüne bakarken lineer yaklaşabilirken gelecek için aynı şeyi yapmak mümkün değil. Geleceği bugünün koşullarını ileri doğru uzatarak yakalayamayız. 10 yıl sonrasına dönük senaryolar oluşturup o geleceği bugüne taşımamız gerekir. Ancak o zaman bugünden gelecek için çalışmaya başlayabilir, gelecek geldiğinde etkilenen değil, geleceği yaratan taraf olabiliriz.

Gelecek için rekabet tamamıyla inovasyonla ilgili. Bir inovasyon kültürü olmayan şirketlerin bugünü unutup da yalnızca gelecek için rekabet etmesi beklenemez elbette. Ancak artık bugünü kurtarmak yetmiyor. Şimdiden, gelecek için rekabet etme rotasına girmek ve hem verimliliği hem de inovasyon yaparak farklılaşabilmeyi birlikte yönetebilmek gerekiyor.

Bu kitap bugün yazılsa idi acaba farklı neleri içerirdi? Yazarlar belki, şirketin “Temel Yetenekleri” ni vurguladıkları gibi, dış dünyayı daha fazla içine alan bir yaklaşımı sergileyebilirlerdi. Belki de örneklerinin arasına artık ciddi bir eğilim olan ve 15 yıl öncesine göre önemli bir paradigma değişikliği gerektiren “Tersine İnovasyon”u yani inovasyonların akış yönünün gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru yön değiştirmesini, ve şirketlerin gelecek öngörüleri arasına bunu da almalarını katabilirlerdi.

Hamel ve Prahalad’ın sözleriyle bitirelim. “Sağladığı iyileşme temposundan daha hızlı küçülen bir şirket bugünkü işini kaybeder. Değişmeden iyileşen bir şirket ise yarınki işini kaybeder.”

Ali Özgenç
16.11.2009
Capital
 

 
  © 2012 Algoritma – Her Hakkı Saklıdır