Türkçe // English
 
   
 
“İş”in Geleceği
Mobil Hayat
Sosyal Medya ve Şirketler
Geleceğin Meslekleri
Bölgeler Nasıl Kalkınır?
Her Başarısızlık Bir Sıçrama Taşıdır.
2012’de Şirketleri Etkileyecek 10 Trend
Dünyada İnovasyonun Durumu
Türkiye’de İnovasyon Yükseliyor
Steve Jobs’un Ardından
İnovasyonlar nasıl tutundurulur?
Yaratıcılık yeterli mi?
İnovasyon Ekonomisinin Çalışanları
Neyin Fırtınası?
İnovasyon Geliyorum Der
Kamu İnovasyonun Neresinde?
Öncü Kullanıcı Metodu
Bir İnovasyon Makinası
İş Modeli İnovasyonu
Girişimcilik ve İnovasyon
Kalite ve İnovasyon
İnovasyon Gündemin Başında
Eski Fikir İnovasyonu
Bildiğimiz yönetim demode mi?
İnovasyonun 5N1K’sı
İnovasyon Değil, İnovasyon Yönetimi!
Değişim Yönetimi
Yeni İş Fikirleri
İnovasyon Ama Nasıl?
Birleştirici İnovasyonlar
İnsan Kaynaklarının Önemi Artacak
Gelecek İçin Rekabet
İnovasyonun Adında Kalmak
İnovasyoncu kimdir?
Fikir Yönetimi
İnovasyonun Sanal Ortamı
Maliyet İnovasyonu
İnovasyon Hangi Ortamlarda Gelişir?
Krizin Panzehiri İnovasyon
ArGe ve İnovasyon
İnovasyonla Ekonomik Zorlukları Aşmak
İnovasyon Paradoksu
Globalleşme ve İnovasyon
Bütün zamanların en büyük inovasyonu
İnovasyon Liderliği
İnovasyon Bağışıklık Sistemi
İnovasyon Müşteriden mi Başlar?
Değer İnovasyonu
Şirketiniz İnovasyon Kültürü’nün Neresinde?
Türkiye’de inovasyon var mı?
Yanan Platform Etkisi Yaratmak
İnovasyon kimin işidir?
İnovasyon neden önemli?
Kalite ve İnovasyon

1950’lerde Dr. Edwards Deming’in Japon mühendislerine istatistik metodları öğreterek bir anlamda başlattığı ve Japon mallarının imajını çok kötüden çok iyiye taşıyan Kalite Hareketi, ABD kıyılarına yine Deming ile 1980’lerin başında ulaşabildi. 1979 ile 1982 arasında 3 milyar Dolar zarar eden Ford, Deming ile çalışmaya başladı ve 1986’da Amerika’nın en kârlı otomotiv şirketi oldu. ABD’de 1987’de çıkarılan Malcolm Baldrige Ulusal Kalite İyileştirme Yasası ve arkasından oluşturulan aynı isimli kalite ödülü Amerika’da süren kalite hareketine bir şekil verdi. 1989’da Avrupa’nın önde gelen 14 şirketinin CEO’ları biraraya gelerek Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nı (EFQM) oluşturdular, ve 1992’de Avrupa Kalite Ödülü verilmeye başlandı.1993’de TÜSİAD ve Kalder tarafından oluşturulan kalite ödülü de Türkiye’de kalite hareketinin miladı oldu.

İstatistiksel süreç kontrolundan kalite kontroluna, kalite kontrolundan kalite güvencesine, oradan da İş Mükemmelliği anlayışına ulaşan evrimde şirketlerin iş mükemmelliğine erişebilmek için uygulayabilecekleri şablonlar geliştirildi. Gerçekten de bugün EFQM şablonunu alıp, daha önce bu süreçten geçmiş şirketlerin uygulamalarını da benzeterek tekrarlamaya çalışan veya “iyi uygulama kıyaslamaları” yapan şirketler mükemmel hale gelebildiler, ve gelmeye de devam ediyorlar. Ne var ki, burada başka bir sorun ortaya çıkıyor. Artık yalnızca kaliteli ve mükemmel olmak şirketleri ve ürünlerini farklılaştıramıyor. Farklılaşamayan şirketler de sonu olmayan bir fiyat rekabetine mahkum oluyorlar. Bu da giderek sektörün tamamını kârsız bir hale getirebiliyor.

Oysa kalite hareketinin Amerika’da ilk filizlenmeye başladığı yıllarda kalite kendi başına ayırdedici bir unsur idi, ve kaliteli ürünlerin de bir fiyatı vardı. Mercedes-Benz ve BMW kaliteli ama pahalı idi.Japon ve Kore otomobilleri ucuz ama kalitesiz idi. Çin malı otomobil henüz yoktu. Geçen zaman içerisinde öncelikle Toyota bu ezberi bozdu. Artık kaliteli bir ürün, pahalı bir ürün demek değildi. Pahalı olanların, pahalılıklarını haklı çıkaracak başka birşeye ihtiyaçları vardı.

Bugün müşteriler için kalite hijyenik bir faktör. Olması zaten beklenen birşey. Ürünlerin güvenli olması da büyük ölçüde mevzuat ile garanti altına alındı. Yani bir ürünün kaliteli ve güvenli olması onu ayrıştırmaya yetmiyor. Artık Çin’den gelen ürünler dahil birçok malın kalitesi bir noktaya geldi. Eskiden IBM’e fason üretim yapan Lenovo, IBM’in dizüstü bilgisayar işini satın aldı. Kendi markası ile üretiyor ve dahası dünyanın en inovatif şirketlerinden biri olarak adlandırılıyor. Dünyanın en inovatif 50 şirketi arasında 2008 sıralamasında yer almayan Çinli elektrikli otomobil üreticisi BYD, 2009 yılında listeye doğrudan 8. Sıradan giriyor. Bu şirketin hisselerinin 2006-2009 arasındaki getirisi %99, listedeki diğer 49 şirketin hepsinin üzerinde. Bundan böyle şirketler için karın doyuran tek şey var, o da inovasyon.

Öte yandan şirketler kaliteli olmak zorunda. Kaliteli olmak kendi başına bir fark yaratmıyor ama kalitesizliğin bir bedeli var. Kalitede herhangi bir eksiklik, o marka ile ilgili ciddi bir hayal kırıklığına yol açıyor. Kalitenin maliyetle de bir ilişkisi var. Geçtiğimiz yıllarda maliyetleri azaltma, verimliliği arttırma, hata oranını indirme, ve tam hedefte üretim yapmaya dönük bir araç olarak Yalın 6 Sigma metodolojileri uygulanmaya başlandı. Kalite sapmalarını en aza indiren bu teknikler özellikle operasyonel mükemmelliği yakalamak ve hatta operasyonel inovasyonlar gerçekleştirmek için iyi yaklaşımlar. Ancak 6 Sigma’yı bir metodoloji, bir araç olmaktan çıkarıp bir amaç, bir kurumsal felsefe gibi benimseyen şirketler var. 6 Sigma yaklaşımı daha içe dönük, istikrarlı bir şekilde aynı sonucu almayı, kontrolu hedefleyen bir metodoloji. Bunu bütün şirkete uyguladığınızda ve genel bir iş yapış tarzına dönüştürdüğünüzde ise inovasyon yeteneğinde geriye düşebilirsiniz. Çünkü inovasyon kültürü dışa, pazara, müşteriye dönük odaklanmayı ve, aynılığın ötesine geçip yeni pazarları, yeni teknolojileri, yeni iş modellerini aramayı, hata yapmaya toleransı ve ölçülü riskler almayı gerektiriyor. İnovasyon ve 6 Sigma bir şirkette birlikte iyi yaşayabilir, ancak şirketin doğru yerine doğru odaklanmayla gitmek gerekir. Bunu başarabilen GE ve 3M gibi şirketler var.

İş Mükemmelliği kavramı ise, üretim ve hizmet kalitesinin, süreç kalitesinin ötesine geçen ve bir şirketin iş yapış şeklinin bütününe dönük bir kavram. Bana zaman zaman sorulan bir soru, inovasyonun iş mükemmelliğine inanmış bir şirkete nasıl oturacağı. Önemli iki iş dergisi her yıl Dünyanın En İnovatif 50 Şirketi ile Dünyanın En Beğenilen 50 Şirketini seçiyorlar. Bu iki liste arasında ciddi bir benzerlik var, hatta ilk iki sıradaki şirketler Apple ve Google her iki listede de aynı. Ancak bunda şaşılacak bir şey yok. Bir şirketin mükemmel olabilmesi için aynı zamanda inovatif olması lazım. Çünkü inovatif şirketler her zaman müşterilerine daha iyi bir değer sunarlar, daha kârlıdırlar ve dolayısıyla hissedarlarına daha iyi bir değer sunarlar. İnovatif şirketlerin çalışanları daha mutludur çünkü fikirleri değer bulur, daha canlı ve işbirliğine açık bir ortamda çalışırlar, ve yaptıklarının sonucunu zaman zaman şirketin kaderini de değiştirebilecek şekilde görürler.

İş Mükemmelliği altyapısı şirketin temel sistemlerinin, kaynaklarının, ve süreçlerinin yerli yerinde olmasını sağladığı için de İnovasyon Yönetim Sistemi bunun üzerine daha kolay oturur. İnovasyon ve iş mükemmelliği, birbirini destekleyen ve birlikte çalıştıklarında bir yandan şirketin bugününü garanti altına alan, bir yandan da geleceği yaratan kavramlardır.

Ali Özgenç
15.10.2010
Capital Kalite Eki
 

 
  © 2012 Algoritma – Her Hakkı Saklıdır